11 03 2012

Aziz Nesin’in Kaleminden Markopaşa Efsanesi

Aziz Nesin’in kaleminden Markopaşa efsanesi Posted on Eylül 11, 2009 2 Aşağıdaki yazı, Aziz Nesin’in Medet dergisinde Marko Paşa dergisi (ya da “efsanesi”) ile ilgili yazdığı bir yazıdır. Ali Nesin tarafından Türkçeleştirilmiştir. Okurken gözlerinizde bir şeylerin tomurcuklanmamasına imkan yok. Aziz Nesin   1946 yılı Temmuz ayında Esat Adil Müstecabi, “Gerçek” adlı günlük bir gazete çıkarıyordu. Ben, bu gazetenin sekreteri ve köşeyazarıydım. Gerçek 25 sayı çıkabildi. Bigün, akşam gazeteyi hazırlarken, Emniyet Müdürlüğü Birinci Şubesinden matbuat işlerine bakan polis Hüseyin yönetimevine geldi. Sıkıyönetim Komutanlığının gazeteyi kapatmış olduğunu bildirdi. Kendisinden yazılı emir istedik, yarım saat sonra da yazılı emri getirdi. Bu emirde kapatma nedeni bildirilmiyor, yalnızca Sıkıyönetim Komutanlığınca kapatılmasına gerek görüldüğü yazıyordu. Gerçek kapandıktan sonra işsiz kaldım. Gazetelerde düzeltmenlik için bile yaptığım başvurular reddedildi. O zaman üyesi olduğum Türkiye Sosyalist Partisinde parti işlerinde çalışıyordum. Geçimimi sağlar herhangi bir işim yoktu. Parti de para sıkıntısı çekmekteydi. Esat Adil’e haftalık bir gülmece gazetesi çıkarmayı önerdim. Deneyimlerime göre çıkaracağım gazetenin üçbin satması olasıydı. Bu gazete için de yediyüz lira gerekiyordu. Böyle bir gazete ayda üçyüz lira kâr bırakacaktı. Esat Adil’le uyuştuk. Parti bu parayı sağlayacak, ben emeğime karşılık ayda yüz lira alacaktım. Kârın üst tarafı da partiye kalacaktı. Parti üyeleri, olanakları kadar beşer onar lira vererek gazetenin sermayesine ortak olacaklardı. Anlatılmayacak biçi... Devamı

15 05 2009

Mizah: Pratik Zeka Örnekleri...

TAVUKLAR NE OLACAK?Adam markete girer ve bir kova, 10 kg.lık bir boya, bir kaz ile iki tavuk alır. Satıcı aldığı malzemeleri dükkânın dışına kadar taşımasına yardım eder. Adam bunları eve kadar nasıl taşıyacağını kara kara düşünürken yanına bir kadın yanaşır ve bir adres sorar. Adam cevaplar; —Orayı biliyorum yürüyerek gidebiliriz, benim evime çok yakin ama bu yükleri nasıl taşıyacağımı düşünüyorum."—Çok kolay, " der kadın. "Boyayı kovanın içine koy ve bir elinle tut; iki tavuğu da koltuk altlarına yerleştir, diğer elinle de kazı tut" der. Adam kadının dediği gibi yapar. Eve doğru yürürlerken adam; — Şurası biraz kestirme oradan daha çabuk varırız.- Olmaz !!! Der kadın. "Ya o tenhada beni duvara dayayıp eteğimi kaldırıp bana tecavüz edersen?—Yapma kadın, bu kadar yüküm var. Allah askına bunları bırakıp bu dediğini nasıl yaparım saçmalama." Kadın; — Kazı yere koyarsın, kovayı üstüne kapatır boyayı da kovanın üstüne koyarsın. Adam sorar :—Peki, Tavuklar Ne Olacak?—Tavukları ben tutarım…... Devamı