24 04 2015

Klasikler nasıl okunmamalı? – Yaşar Ayaşlı

Klasikler nasıl okunmamalı? – Yaşar Ayaşlı Sendika.org; 18 Nisan 2015  Toplumun en çok okuyan kesimi devrimcilerdir. Değilse bile öyle olmalıdır. Marksist-Leninist klasikler, önemli edebi eserler, okunması gerekli güncel yayınlar okunmadan, ne kapitalizmin sistemli bir eleştirisi yapılabilir ne de güncel gelişmeler doğru yorumlanabilir. Okumadan yol göstermek peygamberlere mahsustur. Bilinç edinmeden bilinç taşınamaz. Marx’ın sözüdür: “Eğiticinin kendisinin de eğitilmesi gerek(ir).” Zamanımızda okumanın, konuşmanın, yazmanın, eleştirmenin, görmenin, hatta yemenin ve gezmenin bile yolu yordamı var. Her biri hakkında kitaplar yazılıyor, atölyeler açılıyor, kurslar ve seminerler düzenleniyor. Okumanın kendisi bile yalınkat değil artık, felsefe, tarih, iktisat, edebiyat, şiir, kurgu gibi alt dalları var. Devrimci eleştirmen ve yazarların tanıtımlarından yararlanmak okumayı verimli kılmanın yollarından biri. Kitabın haritasını çıkarır, ön bir fikir edindirir. Temel klasiklerin yazıldıkları tarihsel ortam, ele alınan konu ve sorunların mahiyeti, eserin devrimci öğretideki yeri hakkında bilgilendirir. Kitabın temasına tuttuğu ışığı, tanıtım yazısı da kitaba tutar. Tabii bir de eserin özünü yansıtıp yansıtmadığı meselesi var. Özü, önemli olanı yansıtıyor mu, yoksa bilerek ya da bilmeyerek bazı şeyleri gözden mi kaçırıyor? Kılavuz insanı doğruya da götürür, eğriye de. Mevzu edilen Marksizm’i fon olarak kullanan tatlı su sosyalistleri değil. Ciddiye aldıklarımızdan, okumaya değer bulduklarımızdan söz ediyoruz. Bu makale Lenin’in üç temel eseri hakkında özet bilgiler verecek, bu arada tanıtım kusurları üzerinde de duracaktır. Ne Yapmalı? Devrimcilerin ilk okudukları kitaplardan biri hiç kuşkusuz Lenin’in 19... Devamı