03 03 2011

Kitap-lık Mart 2011 Sayısı Çıktı

Utanma, Antikacı ile Müşteri, Karanlık Derin Nefes Cem Uzungüneş     Cem Uzungüneş   Utanma Karanlıkta soyunan kadının utanması, karanlıktan korka korka karanlıktan, Allah’tan korka korka Allah’tan utanması, utanmasını arzusuyla bastıran. Soyunurken fısıltıyla konuşuyor blûzu, eteği, ve en son kan kokusu, kokusu  fısıltıyla bağırıyor, hadi ak ama akma daha tut biraz. Utansa da karanlıktan gözlerini kaçıramaz, gözlerini yumsa da kaçıramaz. Kadının içine girdim oradan söylüyorum Empati mi diyorsunuz oradan söylüyorum Onun gözleriyle onun bedeniyle onun ruhuyla. Soyunurken fısıldıyor elbiseleri, sabırsız ama telâşsız kokusu arzusu utanması. Yalnızlık ölüm kadar müstehcen. Yalnızlık arzuyla bastırılamaz. Ateşli kokulu karanlık bir yalnızlıkta soyunan kadın, karanlığın namusuna güvenen. Soyunsa da çıplak olamaz. Gözlerini karanlıktan kaçıramaz. Sarar onu bu kara çarşaf : kâinat karşısındaki yalnızlığın tesettürü bu, bu utanma, fısıltıyla bağıran bu utanma. Ocak 2011, Ankara     Antikacı ile Müşteri Bir gemiden kaçmıştı yüzlercesi, yeşil yaşlı bir papağan karşılıyor bizi. Gümüş şamdanlar, enfiye kutuları, sedef işlemeli eşya… bu loş ve serin ve matah dükkândayız içimizdeyiz. Bu oksitli zaman ile aramızda bir gerginlik var. Dışarısı, güneşli sessiz sokak. Papağanın camdan kıpırtısız bakıp ezberlediği (…) kavaklardan artmış eskimiş çok eskimiş bir ş sesi, çok eski yazların gölgeleri hışırdar içimizde bu dükkânda huşû huşû sesleriyle. Maun masaya (hop) bir kedi zıpp!lar, bize bakar. Hemen uyuklar, çağlar geçer, antikaların ya... Devamı